MASKELİ DURUŞMALAR DAHA DA ARTAN COVİT COVİT.. TARİH YAZACAK BUGÜNLERİ.
Selam Değerli Okuyucularım,
Coviti yenebilmeyi düşünürken Covit bugünlerde pik yaptı.Kolay bulaşır oldu.Çocuklar orta yaşlılar dahi yoğun bakım hastaları oldular.Özel hastahaneler bile dopdolu.Tıp mensupları 'Aman hastahanelere gelmeyin' diye ikazlar ediyorlar. Bu arada başka hastalığınız varsa mikrop kapmamak için doktora gitmeyi öteliyoruz.Yönetenler halkımıza kötü örnekler oluyorlar.Bir yandan sokağa çıkmayın derken diger yandan da Kongrelerini Türkiyenin çeşitli illerinden otobüslerle taşıdıkları insanlarla lebaleb insanlarla dolduruyorlar. Veya lebaleb düğünler yapıyorlar. Velhasıl sonuçta tüm Türkiye kızıla boyandı.Yeteri kadar aşı yok.Yeteri kadar aşılanan yok. Ama bu arada alamadığımız aşıları meğer almışız ve Libyaya hediye etmişiz. E tabi ,müslüman dediğin böyle olur.Yemez yedirir giymez giydirir.Biz bekleriz alışığız diyelim artık. Adalet yok olmuş, devlet güvencesi kalkmış halk fakirlemiş zengin daha da zenginlemiş bunlar da hep fıtratındandır diyelim artık...
Kısıtlamalar da birtuhaf ; Akşam saat yedide evde olmalısınız.Hele İstanbul'da eve dönüş bir trafik felaketi.. Diger taraftan da yaşlılara tam kapanma var. Onların ayakları mı tutulur ,kronik hastalıkları mı azar önemli değil amaç onları korumak..Ama ben mesleğimden dolayı şanslıyım. Zira 76 yaşındayım halen mesleğimi icra ettiğim için duruşmalarım olduğunda dışarıdayım. Dün Çağlayan adliyesinde duruşmam vardı.Meslektaşım olan kızım Arzu Tuncer de avukat olduğu için beraber bir taksi ile adliyeye gittik.Adliyede insan kaynıyor.Çift maske taktık ama yine tedirginim.İnsanlarla çok yakın mesafelerdeyiz.Duruşmaya çağrılana kadar sessiz insansız bir yerde bekleyelim dedik öylebir yer bulamadık.Neyse sıramız geldi hakimin huzuruna çıktık.Artık duruşma salonlarına dinleyici olarak kimse alınmıyor.Hakimde maske yok biz avukatlarda var. Maske ile savunma yapmak o kadar zor oldu ki.Kendi sesimi sadece kendim duydum adeta.Çünkü insan neredeyse kendi nefesinde boğulacak. Ama bu ilk değil ,Çünkü pandemi dönemlerinde çok duruşmalarım oldu, ağzımda maske ile savunmalar yaptım.Ben alışamadım ama galiba bu manzara epey süre devam edecek.Duruşma biterbitmez hemen kendimizi adliyeden dışarıya attık.Hakim dahil tüm görüştüğüm insanlar' aman lütfen kendinizi koruyun avukat hanım ' ihtarları yaptılar. Ancak çifte maskem ve çantamda dezenfektanımla kendimi korumaya çalıştım. Yedi ay evvel ben ve Arzu aynı günde Korona olduk ve Acıbadem hastahanesinde 15 gün tedavi gördük.Bu hastalığı geçirsen bile yine korono olurmuşsun.Artık hepimizi Allah korusun.
Şimdilerde mesleğimizle ilgili bir habere seviniyorum: artık duruşmalar online yapılacak diyorlar.Yani hernerede olursan ol internet yoluyla görüntülü olarak duruşmalara girip savunma yapabilecekmişiz.Ah ne çok işime yarar bir bilseniz.Bu yaşta koş koş kalabalıklar arasında ol yeter artık.Mevcut dosyalar var az da olsa gelen işler var mesleğe son veremiyoruz.Oysa 50nci yıl plaketimi almıştım. Çalışma hayatım 52 yıl oldu...
Gerçi ben gençliğimdenberi hak, adalet, hukuk bilhassa insan hakları, laiklik ilkeleri, Cumhuriyet rejimi sevdalısıydım.Meslek olarak sadece ve sadece Hukuk demiştim.İmtihanlara girdim Ankara ve İstanbul Hukuku kazandım.İstanbul Hukuka kaydoldum ve devam ettim. Dönemimiz hocaları çok kaliteliydiler.Bizleri çok güzel yetiştirdiler.Onlara minnettarız.Vefat edenler nurlarda yatsınlar yaşayan hocalarımıza da sağlıklı yaşamlar diliyorum.
Sevgili okurlarım,
Bugün Vakıf Ünüversiteleri fazlaca var.Ancak hukukçu yetiştirdiklerini sanmıyorum.Paraya dayalı eğitim. Eğitim verenlerin eğitimleri de önem arzediyor.Buralar ticarethane olmuş.Öğrenci müşteri konumunda.Kaliteli öğretim üyelerinin de kaliteleri takdir edilmiyor.Dışardan gözlemlerim böyle. İnşaallah yanılmış olayım...
Yeniden dünyaya gelsem yine hukukçu olurdum. İnsanın insan onuru ile yaşaması için haklarını öğrenmesi ve haklarının sınırlarını bilmesi diger insanların haklarına tecavüz etmemesi gerekir.Gerçek adaletin tek adam rejimi ile sağlanamayacağının bilinmesi lazım.Adaleti dağıtan savcı ve hakimlerin kimseden emir almadan Anayasa ve kanun hükümlerine göre karar vermeleri gerekir halk bunu da bilmeli. En adil rejimin Cumhuriyet rejimi olduğunu öğrenmeliyiz.Yasamaya yürütmeye yargıya kimsenin etkisi olmayan gerçek adaletin tecelli ettirildiği rejim. Halkının zor durumlarında cinsiyet ırk vs ayrımı yapmaksızın onlara parasal yardımlar yapan; sağlık, eğitim, ekonomik sorunlarında yanlarında olan sosyal devlete ihtiyaç vardır.Halkımız bu gerçekleri bilerek doğru temsilcilerini seçmelidir.Velhasıl halkımızı önce aydınlatmak ve bilinçlendirmek bizlere düşmektedir.
Sevgili okurlarım,
Sizleri sıkmadan bukadar az öz açıklamalarımla yazımı bitiriyorum.Koronasız sağlıklı ve bol kazançlı günleriniz olsun diyorum. Sevgilerimle..
Yorumlar
Yorum Gönder