NAFAKALAR
Sevgili okurlarım.
Bugün sizlere Türk Medeni Kanunumuzda hükümleri yeralan Nafaka ve nafaka çeşitlerinden bahsetmek istiyorum.Ve güncel hayatta en çok uygulanan nafakaların anlamlarını ve nerelerde uygulandığını sizlerin de bilmenizi istiyorum.
NAFAKA:' bir kimsenin eş ve çocukları gibi bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bakım ve geçimi için sarfettiği şey' demektir. Bu, nafakanın genel anlamda tarifidir.
Yargıtayımız nafakayı , ' kişinin hayatını devam ettirmek ve yeme, giyinme , barınma ulaşım,eğitim,kültürel faaliyetlere katılma gibi ihtiyaçlarını karşılamak üzere kanuni bir yükümlülük olarak belirli aralıklarla ödenecek şekilde hükmedilen para ' olarak tanımlamıştır.
Nafaka borcunun kaynağı kanundan doğar.Yani nafaka; kanunda öngörülen koşulların varlığı halinde kendiliğinden doğan ve talebedilebilen bir alacak türüdür.
Nafaka talep hakkı , kişiye sıkı sıkı bağlı haktır.Yani nafaka alacağı başkasına devredilemez ve bu hakkın üzerinde rehin hakkı tesis edilemez.Ancak alacak borçludan istenebilecek hale gelirse nafaka alacağını devir veya rehin sözkonusu olabilir.
Nafaka alacağı, alacaklının onayı olmadan takas da edilemez.Keza henüz doğmamış olan nafaka alacağı talep hakkından feragat edilemez. Fakat bir boşanma davası açılmışsa ve bu dava görülmekte olan bir davaysa nafaka talebinden veya açılan bir nafaka davasından veya nafaka ilamına dayanarak yapılan icra takibindeki nafaka alacak hakkından vazgeçilebilir.
Eğer, nafaka alacağı bir mahkeme ilamına dayanıyorsa bu ilamdaki miktar nafaka alacaklısının geçimi için zorunlu kabul edildiğinden nafaka alacağı , nafaka alacaklısının ölümü halinde haczedilemez.
Eğer nafaka alacağı ilama dayanmıyorsa nafaka alacaklısının geçimi için gereken miktar icra memurunca indirildikten sonra kalan bakiye miktar haczedilebilir.
Bazen mahkeme nafakanın irad (gelir) şeklinde ödenmesine karar verebilir. (İrad, ayda ödenir) . İşte irad şeklinde nafakaya hükmedilen henüz muaccel olmamış olan (ödeme vadesi gelmemiş) nafaka alacağı, alacaklının ölümü ile kendiliğinden sona erer.Ve bu alacak mirasçılarına geçmez.
Fakat ölüm tarihine kadar muaccel olmuş ve ödenmemiş irad şeklindeki nafaka alacakları ise ölen nafaka alacaklısının mirasçıları tarafından nafaka yükümlüsünden istenebilir.
Eğer nafaka alacağına sermaye şeklinde yani toptan ödenmesi şeklinde kararı verilmişse: bu alacak alacaklıya ödenmeden alacaklı ölmüşse nafaka alacaklısının ölümünden sonra mirasçıları bu nafakayı ödemeye yükümlü olan kişiden isteyebilir.
KANUNDA SAYILAN NAFAKA TÜRLERİ:
Yardım Nafakası, Bakım Nafakası, Yoksulluk nafakasıdır.
Yardım Nafakası:
Yardım nafakası, hısımlar arasında var olan sosyal ve ahlaki temelli dayanışma düşüncesi ile ; yardım almadığı takdirde yoksulluğa düşen ve kendi imkanları ile bu yoksulluktan kurtulamayan anne baba evlat ve kardeşler için herhangibir süre ile sınırlı olmaksızın ve karşılılı yükümlülük esasına göre ödeme gücü de dikkate alınarak hükmedilebilen nafaka türüdür.
Ancak kardeşe yardım nafakası ödenebilmesi için kanun, ödeyenin refah içinde olmasını arar.Buna karşın çocuklara nafaka ödemek için refah içinde olma şartı aranmaz.
Bakım Nafakası:
Evlilik ilişkisinden doğan bir nafaka türüdür. .Aile düzenini korumak veya aile bireylerinin ekonomik açıdan zor duruma düşmesini önlemek , zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.
Bakım nafakası da; a,tedbir nafakası, b.iştirak nafakası, c. yoksulluk nafakası olarak üçe ayrılır.
Tedbir Nafakası:
Evlilik birliğinin devamı esnasında veya boşanma , ayrılık ya da butlan davası süresince istenebilen ve geçici nitelik taşıyan bir nafakadır. Evlilik birliğinin devamı sırasında tedbir nafakasının amacı, evlilik birliğinin korunmasıdır. Boşanma ve ayrılık davası süresince tedbir nafakasının amacı, eşlerin ve müşterek çocuklarının bakım ve geçim giderlerinin geçici olarak karşılanması dava sürecince olumsuz durumlardan onların zarar görmelerini önlemektir.
Keza eşlerden biri evlilik devam ederken evlilik birliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmeyip ailenin geçim ve huzurunu tehlikeye düşürürse istek halinde diger eş lehine tedbir nafakasına hükmedilir.
Eşler birlikte yaşamaya ara vermişlerse eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahip olduğundan birlikte yaşamaya ara verilmesi durumu haklı bir sebebe dayanıyor demektir bu takdirde hakim ,eşlerden birinin istemi üzerine kendisi lehine tedbir nafakasına hükmedebilir.
Kanunumuzda ; ' boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ,geçimine ,mallarının yönetimine, bakım ve korunmasna ilişkin geçici önlemleri istek olmaksızın resen alır' denilmektedir.
Kanun hükmü gereği hakimin aldığı geçici önlemlerden olan tedbir nafakası geçici bir önlem vasfı taşıdığından, sadece devam eden dava süresince geçerlidir.Ve boşanma davası sona ererse veya ayrılık veya butlan kararları sona erip kesinleşirse tedbir nafakası kendiliğinden sona erer.
İştirak afakası:
Eşlerin müşterek çocuklarına yönelik bakım yükümlülüğünden kaynakanan bir nafaka türüdür.Mahkeme boşanma veya ayrılığa karar verirse velayet hakkı kendisine verilmeyen eş müşterek çocuğun bakım ve eğitim giderlerini mali gücü oranında karşılamak zorundadır.Velayet hakkı bulunmayan eşin çocuğun ihtiyaçlarını karşılamak üzere vermek zorunda olduğu bu katılım payına iştirak nafakası denilir.Bu nafakaya haakim resen(kendiliğinden) hükmeder.İstem şartı aranmaz.
İştirak nafakası, çocuk reşit olana kadar devam eder., reşit olunca bu nafaka sona erer. Reşit olmadığı için anne-babasının rızası ile yani kazai rüşt yoluyla evlenen çocuk evlendiği ve kanunen reşit sayıldığı için onun da iştirak nafakası evlenmesi ile sona erer.
Ancak reşit olan çocuğun eğitimi devam ediyorsa ana ve baba eğitimi sona erene kadar çocuğuna bakmak zorunda olduğundan o çocuğun iştirak nafakası devam eder. Bu nafaka, yardım nafakası niteliği taşır.
Yoksulluk nafakası:
Bu nafaka, boşanma ile yoksuluğa düşecek taraf için ödenir.Yoksulluk nafakası istenebilmesi için resmi evlilik olması ve bu evliliğim mahkeme kararı ile sonbulması gerekir.Yoksulluk nafakası boşanma davası sırasında veya boşanma kararından sonra açılacak bir dava ile talebedilir.Bu talepte istenilen miktar da belirtilir.Bu takdirde hakim, talebedilen yoksulluk nafakası miktarını aşan bir karar veremez.
Yoksulluk nafakası isteyen eş diger eşten daha kusurlu olmamak zorundadır.Örneğin eşine kötü muamelede bulunmamalı, eşine ağır hakaretler etmemeli,eşine şiddet uygulamamalı, evlilik birliğinin gerektirdiği görev ve sorumlulukları yerine getirmeli, evi geçerlibir sebeb olmaksızın terketmemeli, evi terke dayalı nedenle açılan boşanma davasında eve dön ihtarına uymuş olmalı veya eve dönen eşi eve almamazlık etmek gibi nedenlerle kusurlu olan eş boşanmadan sonra diger eşten yoksulluk nafakası isteyemez.
Yoksulluk nafakası istenebilmesi için yoksulluk ile evliliğin sona ermesi arasında illiyet bağı olmalıdır.Yani yoksulluğa düşülmesinin sebebi, evliliğin son bulması olmalıdır. Eğer örneğin ; savurganlık ,iflas kumar veya başka sebeblerle yoksulluğa düşülecekse o eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilemez.
Yoksulluk nafakası isteyen eşin zorunlu giderlerini bile karşılayacak durumda olmaması yani gerçek bir yoksulluğu olması gerekmektedir.Yoksulluk araştırması yapan hakim o kişinin çalışıp çalışmadığını , elde ettiği gelirin düzenli ve sürekli olup olmadığını , mal varlığının bulunup bulunmadığını , sosyal ve kültürel düzeyini, hayat standartlarının nasıl devam etmesi gerektiğini gözönünde bulundurup hakkaniyete uygun bir karar verir.
Yoksulluk nafakası isteyen eş çalışınca yoksulluğu ortadan kalkacaksa ona yoksulluk nafakası verilmez.Ama mesela bir eşin mevcut mal varlığı onu yoksulluktan kurtarmıyorsa o eş lehine yoksulluk nafakasına hükmedilir.
Yoksulluk nafakası miktarı bu nafakayı ödeyecek olan eşin mali gücü oranında olur. Eğer mali gücü yanlızca kendi asgari geçim giderlerini karşılamaya yetiyorsa nafakaya hükmedilemez. Yoksulluk nafakasının amacı, talep eden eşi zenginleştirmek değil; onun yaşamını sürdürebilmesi için gerekli ve zorunlu olan masrafların karşılanarak yoksulluğunun giderilmesidir.
Yoksulluk nafakası, süresiz ödenecek bir nafakadır.
Yoksulluk nafakası boşanma davası sırasında istenmişse boşanma davasının kesinleştiği tarihten itibaren ödenmeye başlar.
Eğer boşanma hükmünün kesinleşmesinden sonra ayrı bir dava ile yoksulluk nafakası istenmiş ise bu dava tarihinden itibaren yoksulluk nafakası işlemeye başlar.
Yoksulluk nafakasını hakim belirler veya taraflar anlaşarak belirlerler.Hakim de onaylar.
Yoksulluk nafakası toptan veya irad şeklinde ödenir.Taraflar da bu konuda anlaşma yapabilirler ancak anlaşmayı hakim onaylamalıdır.
Sadece irad şeklinde ödenen yoksulluk nafakasında değişiklik yapılabilir.Tarafların ekonomik ve mali durumları dava tarihine göre değişmişse yoksulluk nafakası miktarının değişimine hakim karar verir. Arttırıp eksiltmeye hakim olayları takdir ederek karar verecektir.
Yoksulluk nafakası toptan sermaye şeklinde ödenmişse ödeme sona erer.İrad şeklinde ödeniyorsa ; taraflardan biri ölürse, nafaka alacaklısı yeniden evlenirse, kendiliğinden sona erer.
Alacaklı taraf evlilik dışı yaşıyorsa, haysiyetsiz hayat sürüyorsa ,yoksulluğu ortadan kalkmışsa mahkeme kararı ile ortadan kalkar.
Sevgili okurlarım umarım konular hoşunuza gitmiştir.Ben halen çalışan ve 51 yıl avukatlığımın 30 yılını boşanma davalarına bakan bir avukat olarak tüm boşanmalarda karşımıza çıkan konular nafakalar maddi manevi tazminatlar olmuştur.Bu konulardan az ve öz olarak sizlerin de bilgi sahibi olmanızı istedim.Umarım sıkılmadınız.
Sağlık ve huzur , barışlı günler dileklerimle..
Yorumlar
Yorum Gönder